3 Aralık 2015 Perşembe

Doğumgünü

Bugün eşimin doğumgünü.Değişiklik olsun bu kez eşimi ben yemeğe götüreyim diye düşünürken Dicle aradı,konuştuk falan,daha sonra "sen arka odaya geçer misin,ordan konuşalım babam duymasın" dedi,bir heyecanla hemen ayağa kalktım,doğru mutfağa gittim,meğerse "akşama size geliyoruz,babama söyleme sürpriz yapalım,babamın gömlek beden numarasına da bakar mısın?" diyecekmiş.
Telefon konuşmamız bitince,sevdiğim bir arkadaşıma gitmek için hazırlandım 12:50 de eşimle beraber evden çıktım,Üçkuyular'a yürüdük,eşim teyzesine gideceği için metroya indi,ben de arkadaşımın evine yürüyerek 10 dakikada vardım.Arkadaşlarımla güzel vakit geçirdim,hava kararmadan kalktım,alışverişimi yapa yapa Üçkuyular'a geldim,ordan da minübüse bindim,eve geldim.Kapıyı açınca mutfaktan bir koku geldiğini farkettim,halbuki balkon kapısını da aralık bırakmıştım ama fayda etmemiş demek ki ,kuru soğanlardan biri çürümüş,pis bir koku sarmış mutfağı,oda kokuları falan sıktım da o pis kokuyu giderebildim.
Vakit azaldığı için hemen yemekleri hazırlamaya başladım,eşimin de henüz gelmemiş olması iyi oldu.Arkadaşımın yaptığı ve benim de çok beğenerek yediğim elmalı -yoğurtlu-cevizli  kereviz  salatasını yaptım,ben haşlanmış mısır koydum güzel de oldu,ayıklanmış,yıkanmış taze börülcem vardı onu da haşladım,salatasını yaptım,buzlukta kış için sakladığım barbunyaları pişirdim,köfte yoğurdum,kızarttım,domatesle sosladım,Dicle çok sevdiği için mercimek çorbası da yaptım.Yemekler hazır olunca salondaki  masaya Dicle'nin sürprizi anlaşılmasın diye 2 kişilik servis açtım.Dicle'yi aradım,"anne aşağıdayım sen kapıyı açar mısın"dedi ve 3 dk.içinde de daire kapısında bir elinde pasta,diğer elinde de hediye paketiyle belirdi,eşim ayağa kalktı ve Dicle doğum günü şarkısını söyleyerek babasına  sarılarak içeri girdi.Tabii ki  eşim çok mutlu oldu,sevindi.Küçük kızım Meriç,Aydın'da üniversite okuduğu için aramızda değildi,o da burda olsaydı ne iyi olurdu,ama ne yapalım kısmet böyleymiş.
Masaya 2 kişilik daha servis ekledim ve Dicle'nin eşi Nazmi de gelince hemen sofraya oturduk,yemeklerimizi yedik.Yemekten sonra,Dicle'nin aldığı ve Sedat'ın çok sevdiği cheesecake in mumlarını yerleştirdik,maytaplarını yaktık,Meriç'e de telefonla görüntülü yayın yaparak pasta merasimini tamamladık.Çayla beraber pastamızı yedik,bol bol kalorileri depoladık,bakalım halimiz ne olacak.60 yaşına basan canım eşime Yüce Rabbimden sağlıklı uzun yıllar ve hep beraber çoooook doğum günleri kutlamayabilmeyi nasip etmesini diliyorum.

16 Eylül 2015 Çarşamba

MİSAFİR



Dün gece,Almanya'dan yemekli misafirlerim vardı.Eltimln kızkardeşini,yeğenini ve eşini yemeğe davet ettim.Mayıs ayında Almanya'ya onların düğününe gidip 20 gün kadar kalmıştık.

Benim eltim,gelinin halası oluyor ama bana yenge diye hitap edince hoşuma gidiyor. Gelin,düğünden bir kaç gün sonra bizi yemeğe alıp,şahane  bir sofrada bir sürü çeşitte yemek,salata,meyve,pasta kahve ve çay ikramı ile güzel bir akşam yaşatmıştı.

Alttaki foto,yeni gelinin davet masası.

Eee ben de altta kalmak  istemediğim için onlar Türkiye'ye tatile gelince,hemen gününü belirledim,24 ağustos p.tesi için 7 kişiyi davet ettim,fakat gelinin ailesi ile bir türlü organize olamadık,onların başka seyahatleri oldu,kimisinin izni azdı,erken dönmek zorunda kaldılar falan derken,bir gün öncesi bize,gelemiyeceklerini bildirdiler.Eşim,kızlarım ve damadımızla birlikte pazar günü Metro'ya gidip,aşağıdaki fotoğrafta görülen  kaya levreğini almıştık.Fileto halinde eşim hazırlamıştı ve akşamına da misafirlerin gelemiyeceklerini öğrenmiştik.

Gelemiyeceklerini öğrendiğimizde,annem,kızkardeşim ve yeğenlerim bizdeydi.

Bu kadar balığı ne yapacağız şimdi diye düşünürken,annemi,kızkardeşimi,yeğenlerimi "hadi yarın balık yemeğe gelin bize"diyerek ve abimin,eşini,çocuklarını ve torununu da dahil ederek yemeğe çağırmıştım,(10 kişi olmuştuk)sağ olsunlar onlar da beni kırmayıp gelmişlerdi.Kime niyet,kime kısmet derler ya,işte bu da aynen öyle olmuştu....

Derken gelin kızımızın bir süre daha Türkiye'de kalması gerekti,eşi de tekrar gelince,sadece onları ve halasını hemen yemeğe davet ettim ve dün gece yine bir balık menüsüyle fakat eşimin   farklı bir tarifi uygulamasıyla  davetimi  gerçekleştirdim.


Eşim,çok güzel balık yapar, 24kitchen yemek kanalından öğrendiği zeytin soslu,sütte levrek fileto" yaparak yine gönlümü fethetti,hem sunumu,hem görseli,hem de lezzeti ile harika bir şey oldu.






Ben de, zeytinyağlı barbunya yemeği,fırında kremalı-kaşarlı patates,

köz patlıcan salatası,acı biber kavurması (yoğurtlu) yaptım,midye dolmasını eşim almış,meyve olarak karpuz ve üzüm ikram ettim.
Şuruplu,hamurlu bir tatlı yapmak istemedim.Kendi tarifim olan muhallebi-kek kırıntısı-şeftali püresi ile yaptığım ve file badem ile süslediğim,evlenirken annemin
vitrininden bana geçen  viski bardaklarında sunumunu gercekleştirdiğim tatlım da beğenilince yorgunluğum falan bitti gitti.

 Kahve -çay servisi derken,muhabbet de güzel olunca, gece yarısı olduğunu fark etmedik bile...Çok güzel bir gece oldu,teşekkürler geldiğiniz için ve güzel çiçekleriniz için.


31 Ağustos 2015 Pazartesi

Urla'da Güzel Bir Gün

Dün,kızım ve damadım bizi, ne zamandır gitmek istediğim Urla Demircili Köyü'ndeki Melengeç Plajına götürdü.Eski Çeşme yolundan Urla'ya doğru ilerledik ve sola Sanayi'ye saptık,2 Km kadar yol aldık ve sağda Demircili, Yağcılar yazan tabelanın olduğu yola girdik,sağlı-sollu zeytin ağaçlarıyla bezenmiş yol çok dar ve virajlı.Hep sola dönüşleri takip ederek yaklaşık 15 km falan gittik ve o güzelim plaja ulaştık.Üçkuyular'dan Melengeç Plajına kadar yaklaşık 50 km.yol gitmişiz. Plaja girişte 4 kişi ve bir araba için giriş ücreti 25 TL.Plajda herşey ahşaptan yapılmış,beton hiçbir şey yok.Çimlerin üzerinde,şemsiye altnda,bize verilen minderlere bir güzel yayıldık,hava mis,deniz taşlı,tertemiz ama buz gibiydi.Kendimizi soğuk sulara bıraktık,ben bu kadar zevkli bir gün geçireceğimi düşünmemiştim,çünkü plajdaki kum beni rahatsız eder,üzerime yapışan,parmaklarımın arasına dolan kumdan huzursuz olurum,biran önce dönmek isterim ama burda denizden çıkınca hemen önünde duş yeri,duştan sonra da çimler,ohhh mis mis.Çimlerde güneşlenmek bana göre paha biçilmez bir şey artık.


Denizden çıkınca ahşap cafede tahta masamızda mis gibi kokan örtü üzerinde köfte,balık,kızartma menülerini tercih ederek karnımızı bir güzel doyurduk ve eve dönme vaktimiz gelince de yola koyulduk.




27 Ağustos 2015 Perşembe

MERHABALAR  
Bu bir deneme yazısıdır.
Kendisine blog açan kızım,ısrarlarım üzerine daha fazla dayanamayıp 
bana da bu blogu açtı.
Çok teşekkür ederim canım kızım diceau.blogspot.com
Haydi hayırlısı bakalım...